İPTAL DAVASI-TECAVÜZÜN ÖNLENMESİ İSTEMİ-3091 SAYILI KANUN-KİRACININ KİRALANANI TERK ETMESİ- SÖZLEŞME DIŞI ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN KİRALANAN KONUTA TECAVÜZÜ-ADLİ YARGI-ÜSTÜN HAK İDDİASI-BAŞVURUNUN KİRA AKDİ KAYNAKLI OLMADIĞI- SORUŞTURMA AÇILARAK TAŞINMAZA TECAVÜZDE BULUNDUĞU ÖNE SÜRÜLEN KİŞİLERİN TESPİT EDİLMESİ- BU KİŞİLERİN TAŞINMAZI KİRA SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA (AYRI BİR YAZILI VE SÖZLÜ KİRA SÖZLEŞMESİ İLE VEYA YİNE YAZILI VEYA SÖZLÜ ALT KİRALAMA YOLUYLA VS.) KULLANIP KULLANMADIKLARI HUSUSLARI NETLEŞTİRİLMESİ- BAŞVURUNUN 3091 SAYILI KANUN KAPSAMINDA MI, YOKSA ADLİ YARGI MERCİLERİ ÖNÜNDE DİNLENEBİLECEK ÜSTÜN HAK NİTELİĞİNDE Mİ OLDUĞUNUN AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMASI GEREKTİĞİ- TAŞINMAZI İŞGAL ETTİĞİ ÖNE SÜRÜLEN ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN KİRA AKDİ UYARINCA TAŞINMAZI KULLANDIĞI VARSAYIMIYLA İŞLEM TESİS EDİLEMEYECEĞİ-İŞLEMİN İPTALİ-ONAMA
T.C.
SAKARYA
2. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1405
KARAR NO : 2023/413
DAVACI :
VEKİLİ : AV. İBRAHİM ADIYAMAN
-UETS[16128-21366-35004]
DAVALI : ERENLER KAYMAKAMLIĞI
DAVANIN ÖZETİ: Sakarya ili, Erenler ilçesi, …… adresindeki davacının maliki bulunduğu konuta tecavüzde bulunulduğundan bahisle davacı tarafından 3091 sayılı Kanun uyarınca tecavüzün önlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Erenler Kaymakamlığı'nın 19.10.2022 tarih ve E-...2329 sayılı işleminin; hukuka aykırı olduğu, davacının taşınmazı G…. isimli kişiye kiraladığı, ancak bu kişinin telefonda davacıya sözleşmeye konu meskeni terk ettiğini beyan ettiği, davacının haricen yaptığı araştırmada G….'ın evi terk ettiğini ve kira akdi dışındaki üçüncü kişilerin daireye girip çıktığını öğrendiği, ancak bu şahısların kim olduğunu öğrenemediğini, kiracı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, uyuşmazlığın kiraya veren ile kiracı arasında olmadığı öne sürülerek iptali istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Sakarya 2. İdare Mahkemesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Sakarya ili, Erenler ilçesi, ….. adresindeki davacının maliki bulunduğu konuta tecavüzde bulunulduğundan bahisle davacı tarafından 3091 sayılı Kanun uyarınca tecavüzün önlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Erenler Kaymakamlığı'nın 19.10.2022 tarih ve E-...2329 sayılı işleminin iptaline ilişkindir.
3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde "Bu Kanun; gerçek veya tüzelkişilerin zilyed bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlar.", 3. maddesinin 1. fıkrasında "Taşınmaz mala yapılan tecavüz veya müdahalenin önlenmesi için, yetkili makamlara başvurmaya, o taşınmaz malın zilyedi, zilyed birden fazla ise içlerinden biri yetkilidir...", 4. maddesinin 1. fıkrasında "Yetkililerin; tecavüz veya müdahalenin yapıldığını öğrendikleri tarihten altmış gün içinde, idari makama başvuruda bulunmaları gerekir. Ancak, tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl geçtikten sonra bu makamlara başvuruda bulunulamaz.", 5. maddesinde "Başvuru üzerine, karar vermeye yetkili kişiler veya bunların görevlendireceği bir veya birkaç memur tarafından yerinde soruşturma yapılır. Soruşturmayı yapan kişilere gerektiğinde teknik eleman ve yardımcı verilir. Bu Kanun kapsamı dışında kaldığı dilekçeden açıkça ve kesinlikle anlaşılan başvurular, yerinde soruşturma yapılmadan yazılı olarak reddedilebilir. Taşınmaz mal, aynı il'e bağlı ilçelerarası sınır anlaşmazlığı bulunan bir yerde ise yetkili kaymakamlığı vali; iller arası sınır anlaşmazlığı bulunan bir yerde ise yetkili valiliği veya kaymakamlığı İçişleri Bakanlığı belirler.", 6. maddesinde "Soruşturma memuru, tarafların şahitlerini dinledikten sonra gerekli gördüğü takdirde tarafsız kişileri ve ilgisine göre hazine, özel idare ve belediye temsilcilerini, köy muhtar ve ihtiyar kurulu üyelerini de dinleyebilir. İfadeler, Ceza Muhakemesi Kanunundaki hükümler dairesinde yeminli olarak alınır. Soruşturma en geç 15 gün içinde tamamlanarak karara bağlanır.", 7. maddesinde "Bu Kanuna göre verilen kararlar idari yargı yolu açık olmak üzere kesindir. Ancak, açık olan yazı ve hesap hataları karar veren yetkili makamca kendiliğinden düzeltilir. Taşınmaz mal üzerinde üstün sayılabilecek bir hakkı olduğunu iddia edenlerin yargı yoluna başvurması gerektiği kararda belirtilir.", 14. maddesinde "Başvuru sırasında, taraflar arasındaki taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş veya anlaşmazlık dava konusu yapılmış ise bu Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu Kanuna göre idari makam tarafından verilmiş bir önleme kararı varken, taraflarca taşınmaz mal anlaşmazlığına ilişkin dava açılmadan adli mercilerce ihtiyati tedbir kararı verilemez." hükmüne yer verilmiştir.
31.07.1985 günlü ve 18828 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinde ''3091 sayılı Kanun, emniyet ve asayişi, tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlamaya yönelik bir yasa olup, bu Yasaya göre verilen kararlar mülkiyet yönünden bir hak sağlamayan, sadece bir idari zabıta tedbiri niteliğindeki kesin kararlardır. Taşınmaz mal üzerinde fiili hakimiyet ve tasarrufu esas alarak zilyetliği korur.'', 10. maddesinde ''Zilyetlik, taşınmaz mallardan bir yarar sağlamak üzere olanları fiilen hakimiyet altında bulundurmadır. Zilyet, taşınmaz maldan bir yarar sağlamak üzere o taşınmaz malı fiilen hakimiyeti altında bulunduran gerçek ve tüzel kişilerdir.", 11. maddesinde "Tecavüz; taşınmaz malı zorla veya zilyedinden habersiz olarak işgal etmek veya ele geçirmek veya taşınmazın aynında değişiklikler meydana getirmek. Müdahale; zilyedin taşınmaz mal üzerindeki mutlak hakimiyetini kısmen veya tamamen ihlal etmektir.", 14. maddesinde "Taşınmaz mal üzerindeki anlaşmazlığın ortaklıktan veya kira sözleşmesinden kaynaklanmış olması idarenin taşınmaza eylemli olarak kimin veya kimlerin zilyet olduklarını araştırarak karar vermesine engel değildir. Ortaklığın veya kira sözleşmesinin sona erip ermediği, bulunduğu aşamada geçerliliği olup olmadığı adli yargının çözümleyeceği üstün hak iddiası niteliğindedir.", 15. maddesinde "Konut, dükkan, depo ve ahır gibi damlı yapılarda bu Kanunun uygulanabilmesi taşınmazın fuzulen işgal edilmiş olmasına bağlıdır. Fuzuli işgal; bir taşınmazı, sahibinin izin ve rızası olmayarak işgal etme, başka bir deyişle bir taşınmazın maliki veya onun yerine bu konuda işlem yapmaya yetkili vekil veya mümessil gibi kimselerle hukuki bir bağlantı kurmadan rıza dışı, henüz boşaltılmamış veya herhangi bir suretle boşalan damlı bir yapıya, eylemli bir durum yaratarak kendiliğinden girme durumudur.", 20. maddesinde "Yetkililerin, tecavüz veya müdahalenin yapıldığı öğrendikleri tarihten itibaren 60 gün içinde idari makama başvuruda bulunmaları gerekir. Ancak, tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl geçtik ten sonra bu makamlara başvuruda bulunulamaz. Posta ile yapılan başvurular, başvuru için Kanunun öngördüğü süreleri durdurmaz." 21. maddesinde "Anlaşmazlık konusunun 3091 sayılı Kanunla çözümlenmesi mümkün olmayan hukuki mahiyette bulunması, başvurunun süresi içinde yapılmaması, başvuruda bulunanın yetkili olmaması veya başvurunun yetkili makama yapılmamış olması gibi bu Kanun kapsamı dışında kaldığı dilekçeden açıkça ve kesinlikle anlaşılan hallerde, başvurulur mahallinde soruşturma yapılmadan yazılı olarak reddedilebilir."34. maddesinde "Başvuru sırasında, taraflar arasındaki taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemece bir ihtiyati tedbir kararı verilmiş veya anlaşmazlık dava konusu yapılmış ise 3091 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Soruşturma memuru soruşturma öncesinde, soruşturma sırasında ve gerek görürse yetkili makamın emri ile soruşturma sonrasında taşınmaz malla ilgili anlaşmazlığın taraflar arasında Medeni Kanuna göre mülkiyet hakkında dayalı bir müdahalenin men'i veya zilyetliğin ihlali nedeniyle açılmış bir tecavüzün ref'i davasına konu olup olmadığını, taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemelerce verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunup bulunmadığını araştırır. Bu tür bir davanın açılmış olduğunun veya bir ihtiyati tedbir kararının verilmiş bulunduğunun anlaşılması halinde soruşturma hangi aşamada ise işlemler durdurulur ve bu Kanuna göre karar verilemeyeceği gerekçesi ile birlikte şikayetçiye yazılı olarak duyurulur. Mahkemeye yapılan taşınmaz malla ilgili başvuru Medeni Kanuna göre müdahalenin men'i veya tecavüzün ref'i talebi dışında ise bu durum idarenin soruşturma yapmasına ve karar vermesine engel değildir. 3091 sayılı Kanuna göre idari makam tarafından verilmiş bir önleme kararı varken, taraflarca taşınmaz mal anlaşmazlığına ilişkin dava açılmadan adli mercilerce ihtiyati tedbir kararı verilemez." 35. maddesinde "Karar vermeye yetkili makam, soruşturma evrakı üzerinde en kısa zamanda gerekli incelemeyi yapar. Eksiklikler var ise evrakı soruşturma memuruna vererek tamamlattırır. Dosyadaki bilgilere göre tecavüz veya müdahalenin önlenmesine veya talebin reddine karar verir. Kararlarda, taşınmaz mal üzerinde üstün sayılabilecek bir hakkı olduğunu iddia edenlerin yargı yoluna başvurması gerektiği belirtilir." düzenlemesi öngörülmüştür.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Sakarya ili, Erenler ilçesi, …… adresindeki konutun maliki olduğu, konutu 25.10.2021 tarihinden itibaren G….. isimli kişiye kiraya verdiği, sonrasında konutun G…. tarafından değil de sözleşme dışı başka kişilerce kullanılarak konuta tecavüzde bulunulduğundan bahisle 3091 sayılı Kanun uyarınca tecavüzün önlenmesi istemiyle Erenler Kaymakamlığı'na başvurduğu, Erenler Kaymakamlığı'nın 19.10.2022 tarih ve E-...2329 sayılı işlemi ile 3091 sayılı Kanun'un Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde yer verilen "Ortaklığın veya kira sözleşmesinin sona erip ermediği, bulunduğu aşamada geçerliliği olup olmadığı adli yargının çözümleyeceği üstün hak iddiası niteliğindedir." hükmü uyarınca davacının talebinin adli makamları ilgilendirdiği gerekçesiyle başvurusunun reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
3091 sayılı Kanun'un mülkiyetin değil, zilyetliğin korunmasını amaçladığı ve Yasa kapsamında idari makam tarafından halihazırdaki zilyedin tespit edilmek suretiyle var ise vaki tecavüzün men'ine karar verileceği, taşınmaz mal üzerinde üstün hakkı olduğu iddiasında olan tarafın Adli Yargı yerlerine başvurabileceğinin aynı Yasada hüküm altına alındığı, Yönetmelikte'de kira sözleşmesinin sona erip ermediği, bulunduğu aşamada geçerliliği olup olmadığı hususlarının adli yargının çözümleyeceği üstün hak iddiası olduğunun belirtildiği, yine Yasa'da bu Kanun kapsamı dışında kaldığı dilekçeden açıkça ve kesinlikle anlaşılan başvuruların yerinde soruşturma yapılmadan yazılı olarak reddedilebileceğinin düzenlendiği açıktır.
Olayda; davacının taşınmazı G….. isimli kişiye kiraladığı, ancak 3091 sayılı Kanun uyarınca yaptığı başvuruda şikayet ettiği kişinin G…… olmadığı, kira akdi dışındaki 3. kişilerin taşınmazına tecavüzde bulunduğunu beyan ettiği, bu nedenle davacının başvurusunun kira akdinden kaynaklanmadığı görülmektedir.
Bu durumda; davacının başvurusu üzerine soruşturma açılarak taşınmaza tecavüzde bulunduğu öne sürülen kişilerin tespit edilmesi, bu kişilerin taşınmazı kira sözleşmesi kapsamında (ayrı bir yazılı ve sözlü kira sözleşmesi ile veya yine yazılı veya sözlü alt kiralama yoluyla vs.) kullanıp kullanmadıkları hususları netleştirilmesi ve başvurunun 3091 sayılı Kanun kapsamında mı, yoksa adli yargı mercileri önünde dinlenebilecek üstün hak niteliğinde mi olduğunun açıklığa kavuşturulması suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, bu yola gidilmeyerek taşınmazı işgal ettiği öne sürülen kişilerin kira akdi uyarınca taşınmazı kullandığı varsayımıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 219,40 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, artan posta avansının istem halinde derhal, istemde bulunulmaması halinde kararın kesinleşmesinden sonra re'sen davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Bursa Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere 12/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye
T.C
BURSA
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
ALTINCI İDARİ DAVA DAİRESİ
ESAS NO : 2024/931
KARAR NO : 2025/2495
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN (DAVALI) : ERENLER KAYMAKAMLIĞI
-UETS[35756-86578-59710]
KARŞI TARAF (DAVACI):
VEKİLİ : AV. İBRAHİM ADIYAMAN
-UETS[16128-21366-35004]
İSTEMİN ÖZETİ : Sakarya ili, Erenler ilçesi, ………. adresindeki davacının maliki bulunduğu konuta tecavüzde bulunulduğundan bahisle davacı tarafından 3091 sayılı Kanun uyarınca tecavüzün önlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Erenler Kaymakamlığı'nın 19/10/2022 tarih ve E-...2329 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, "davacının başvurusu üzerine soruşturma açılarak taşınmaza tecavüzde bulunduğu öne sürülen kişilerin tespit edilmesi, bu kişilerin taşınmazı kira sözleşmesi kapsamında (ayrı bir yazılı ve sözlü kira sözleşmesi ile veya yine yazılı veya sözlü alt kiralama yoluyla vs.) kullanıp kullanmadıkları hususları netleştirilmesi ve başvurunun 3091 sayılı Kanun kapsamında mı, yoksa adli yargı mercileri önünde dinlenebilecek üstün hak niteliğinde mi olduğunun açıklığa kavuşturulması suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, bu yola gidilmeyerek taşınmazı işgal ettiği öne sürülen kişilerin kira akdi uyarınca taşınmazı kullandığı varsayımıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde Sakarya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/04/2023 tarih ve E:2022/1405, K:2023/413 sayılı kararın; davalı idare tarafından, davacının taşınmazın zilyedi olmadığının görüldüğü, taşınmazın kira sözleşmesi ile kiracıya kiralandığı, taşınmazın zilyedinin de kiracı olduğu, taşınmaza giriş izninin kiracı yani zilyet tarafından verildiği, bu anlamda korunması gereken bir zilyetlik ihlalinin olmadığı, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : İstinaf aşamasında savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Bursa Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
İstinafa konu mahkeme kararı usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir sebep bulunmadığından istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü gösterilen 146,00-TL istinaf yargılama giderinin başvuruda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında yatırılan tebligat avansından artan miktarın ilk derece mahkemesince re'sen istinaf talebinde bulunan davalı idareye iadesine, kesin (temyiz yolu kapalı) olarak, 09/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan. Üye Üye