UYUŞTURUCU MADDE TİCARETİ- 101 ADET HAP-SANIĞIN MADDE BAĞIMLISI OLDUĞU-KULLANIM SINIRI DEĞERLENDİRMESİ YAPILMAMASI- BOZMA-SANIĞIN UYUŞTURUCU MADDEYİ TEMİN ETTİĞİ KİŞİLERİ VE ADRESLERİ BİLDİRMESİ- TCK 192/2- ETKİN PİŞMANLIK DEĞERLENDİRMESİ YAPILMAMASI- EKSİK ARAŞTIRMA-BOZMA
T.C.
SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. CEZA DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
ESAS NO : 2024/104
KARAR NO : 2025/444
İNCELENEN KARARIN :
MAHKEMESİ : Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16.11.2023
NUMARASI : 2020/279 esas 2023/553 karar
SANIK :
VEKİLİ :
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
SUÇ TARİHİ : 16.11.2019
HÜKÜM : Beraat
SANIK :
VEKİLİ : Av. İbrahim ADIYAMAN
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
SUÇ TARİHİ : 16.11.2019
HÜKÜM : Mahkumiyet
İSTİNAFA
BAŞVURAN : Sanık müdafii - 20.11.2023
Sanık müdafii - 16.11.2023
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık …….ve sanıklar müdafilerinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A)Sanık …… hakkında verilen beraat kararına karşı sanık müdafii tarafından vekalet ücretine yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılanan sanığa, CMK 150/3. maddesi gereği baro tarafından görevlendirilen müdafii ücretinin Ceza Muhakemeleri Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre ödendiği, sanık ile müdafii arasında 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 163. maddesine göre düzenlenmiş bir vekalet sözleşmesi bulunmadığı, sanığın yargılama nedeniyle avukatlık sözleşmesine dayalı olarak vekalet ücretine katlanmadığı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2024/8142 esas 2024/11223 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Türkiye Barolar Birliği'nin Ceza Muhakemesi Kanunu gereği atanan zorunlu müdafi ve vekil ücretleri üzerinde herhangi bir düzenleme yetkisi bulunmadığından A.A.Ü.T. 14/4 maddesi ile getirilen düzenlemenin yetki aşımı niteliğinde olduğu ve Ceza Muhakemesi Kanunu gereği soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil edilen sanık lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile düzenleme olanağının bulunmadığı, bu itibarla mahkemenin sanık lehine vekâlet ücretine hükmetmemesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla;
CMK 280/1.a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B)Sanık …….. hakkında verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Sanık müdafii tarafından ileri sürülen sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/117 esas 2016/582 karar sayılı ilamı da dikkate alınarak sanıktan ele geçirilen ve MDMA içeridiği anlaşılan 101 adet hapın kullanım sınırında olup olmadığı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Sanık ………….'in uyuşturucu maddeleri satın aldığını belirttiği Serkan isimli kişi hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan soruşturma yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarı yapılarak, soruşturmanın ve kamu davası açılması halinde kovuşturmanın sonucu beklenerek; keza sanığın beyanlarında ismi geçen Selahattin ……… şahıs hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yürütülen soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak ve varsa ilgili dosya temin edilerek, sanığın beyanlarının adı geçen şahıs hakkındaki soruşturmanın başlamasında katkısı olup olmadığı da değerlendirilerek sanık hakkında TCK 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3-Sanık hakkında kurulan hükümde, gün olarak belirlenen adli para cezası ile TCK 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığı belirlenerek tutarın çarpılması suretiyle sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekirken, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesini düzenleyen ve doğrudan verilen adli para cezalarında uygulanma kabiliyeti bulunmayan TCK 50/1.a maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmesi,
4-TCK 52/4. maddesine aykırı olarak adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin kararda belirtilmemesi,
5-Adli sicil kaydında yer alan İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesi'nin …… esas …….. karar sayılı ilamı nedeniyle ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında, hatalı ilam tekerrüre esas alınarak sanık hakkında ilk kez tekerrür hükümlerinin uygulanması.
Hukuka aykırı bulunmuş, istinaf nedenleri bu nedenle yerinde görüldüğünden CMK 289 ve 280. maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Sanık ………. yönünden verilen hükmün bozulması kararı yönünden KESİN, sanık ………. hakkında verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı yönünden CMK 291/1, 2 maddeleri uyarınca tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde, aynı Kanunun 294. ve 295. maddelerindeki açık düzenleme gereğince hükmün hangi sebeplerle bozulmasının istenildiğine dair temyiz sebepleri de gösterilmek suretiyle (temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren bir ek dilekçe verilir, temyiz sebeplerinin gösterilmemesi halinde ise temyiz istemi reddedilir) Dairemize ya da Dairemize gönderilmek üzere en yakın bölge adliye mahkemesi ceza dairesine, asliye ceza mahkemesine veya ağır ceza mahkemesine, ceza infaz kurumunda bulunanlar bakımından ise ceza infaz kurumu idaresine bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturulması suretiyle TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 18.02.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.